Geometri, günlük hayatın her anında ve alanında karşılaşılan bilim dalı olmasına rağmen korku, kaygı gibi olumsuz tutumların beslendiği de bir alandır. Bu olumsuzluğun giderilmesinde geometrik problemlerin çözülmesi önemli bir rol oynar. Geometri problemlerini çözmek şekiller ve kavramlar arasında ilişki kurmayı gerektirir. Kavramlar arasında ilişki kurmak geometrik düşünmenin önemli bileşenlerinden biridir. Bu bağlamda, ilkokul matematik dersi öğretim programında geometri kazanımları arasında yer alması nedeniyle okul matematiğinde öğrencilerin en sık karşılaştığı geometrik şekiller olan dörtgenlerin, birbirine karıştırılan alan ve çevre hesaplarının incelenmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Çalışmada sınıf öğretmeni adaylarının paralelkenar ile dikdörtgenin çevreleri ile alanlarını bulmaya dair görüşlerinin bir tür geometrik düşünme olan zihnin geometrik alışkanlıklarından ilişkilendirme ve genelleme bileşenlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada kolay ulaşılabilir örnekleme tercih edilmiştir. Çalışmanın katılımcılarını Karadeniz Bölgesi’nde yer alan bir devlet üniversitesinin sınıf eğitimi birinci sınıfına devam eden 63 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak bu çalışma için hazırlanan, zihnin geometrik düşünme alışkanlıklarından ilişkilerle muhakeme etme ve geometrik fikirlerin genelleştirilmesi alışkanlıklarını kullanmaya yönelik paralelkenar ile dikdörtgenin çevre ve alan hesabı ile ilgili üç tane açık uçlu problemin yer aldığı bir test kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analizden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda öğretmen adaylarının ilişkilendirme ve genelleme alışkanlıklarının düşük seviyede olduğu, çoklu düşünme yollarını sergileyemedikleri görülmüştür. Öğretmen adayları geometrik şekilleri yalnızca verildiği prototip bağlamında değerlendirmişlerdir. Ulaşılan bu sonuçların çok çeşitli nedenlerinin bulunma olasılığı olsa da, zihnin geometrik düşünme alışkanlıklarının kullanılabilecek, akıl yürütme ve muhakeme durumlarına başvurulabilecek sorular ile öğrencilerin karşılaştırılmaları bir gereklilik olarak düşünülebilir.